Memnuniyetsizlik
Posted on : 13-10-2009 | By : alpay | In : gunluk
3
Bugün ayıptır söylemesi öğle yemeğinde CEPA’daki “Köşebaşı Ekspres”ten lahmacun yiyelim dedik. CEPA’daki bin türlü abur cubur yemeğin yanında özümüze dönüp lahmacun yiyor olmamızın tek sebebi daha önce de yemiş ve beğenmiş olmamız. Fakat bu sefer aynı şey olmadı. Köşebaşı ne yapmış etmiş, lahmacun yapmayı bile becerememiş hale gelmiş. Herhalde üzerindeki kıyma miktarını mı azaltmışlar, başka birşeyi mi çıkarmışlar bilemiyorum ama lahmacunlarda gözle bile ayırdedilebilecek bir farklılık vardı.
Aslında mesele lahmacun değil de, güzel birşeyin ekonomik sebeplerle daha ucuz ve çoğunlukla daha kötü hale getirilmesi sonucunda elde edilen net değerin de azalıyor olması. Ben şimdi uzuuuun bir süre (belki de bir daha hiç) oradan birşey yemeyeceğim. Daha önce arkadaşlarıma, tanıdıklarıma yaptığım tavsiyeleri de tekrarlamayacağım. Bunun üzerine, bugün benden kazanılan belki 50 kuruş birçok işin kaybedilmesi anlamına gelecek. Buna iktisatta ne deniyor bilmiyorum tabi ama ben “salaklık” olarak niteleyeceğim.
Aynı şey seneler önce eşimin bana aldığı Nike ayakkabı için de geçerli. Daha henüz birkaç günlükken dikişlerinden patlaması ve ardından Nike’la yaptığımız anlamsız konuşmalar sonucu bir daha Nike ayakkabı almamaya ve aldırmamaya karar vermiştim. Bugün o ayakkabıyı bir ayakkabıcıda diktirmek maksadıyla yaptırdığımda farkettim ki bu iş en çok Adidas’a yaramış. Üstelik yaş 30′a geliyor, halısaha dışında top oynadığımız da yok. Benim patlayan ayakkabımın kullanıcı hatası olduğu öne sürülerek değiştirilmemesi aynı şekilde Nike’a da umduğundan daha fazla zarar vermiş olabilir.
Her ne ise, böyle bir memnuniyetsizlik var üzerimde.

senin ağzının tadı, ayağının ayarı değişmiş olmasın yoksa?
sanmıyorum, ben aynı ben…
Alpay, bence yukaridaki arkadasin derinlikli yorumundan sonra sen bu koseyi kapat git.
O tespit var ya o tespit…