Posted on : 30-08-2009 | By : alpay | In : Blog
0
Bilgisayarın başına geçip sayfalarca yazı yazabilenlere çok özeniyorum. Yazarlara, gazetecilere, başarılı blog’ları olanlara.
Kimbilir ben de günün birinde, birisi bana şunu yaz demeden de birşeyler yazabilecek hale gelebilirim. Aslında yapmak istediğim bu. Denize, bir göle, ya da nehire bakan bir çatı katı penceresinden, sabah serinliğinde, güneş henüz etrafı yakmaya başlamamışken, bilgisayarımı açıp, manzarayı ekranın arkasından görebileceğim şekilde bir “blog post”, bir kısa öykü, ya da bir roman yazmak istiyorum. Bunun için eksik olan o kadar çok şey var ki. Bir deniz, ya da bir göl, ya da bir nehir yok yakınlarda. Zaten iki katlı, bahçeli bir evim de yok. Bunun için zamanım da yok.
Ama bir bilgisayarım var. Ya da en azından bir bilgisayar alabilirim şimdi olmasa da. Yazmak için isteğim de var ama yeteneğim yok gibi gözüküyor. Varsa bile bunu ortaya çıkarabilecek kadar çalıştırmadım ellerimle beynimi.
Bu yazıya aslında blogumun ne kadar çirkin gözüktüğü ve aslında görünüşün önemli olmadığı, önemli olanın içerik olduğundan bahsederek başlamak istiyordum. Unutmuşum ki geçtiğimiz haftalardan birinde bloga güzel bir tema bulmuşum. Bu durumda “iç güzellik” hakkında yazacağım boş yazıya zaman harcamaktan kurtuldum. Onun yerine bu; “sevgili blog, bugün de seni yalnız bırakmayıp saçmalamak için birşeyler bulmaya söz veriyorum” konulu yazıyı yazdım.
Posted on : 03-08-2009 | By : alpay | In : iphone
1
İphone sahibi olali birkac ay oldu. Satin almadan onceki sure biraz sancili olsa da – ki bu sadece benim para harcama konusundaki tereddutlerimden kaynaklaniyor- o gunden beri bu kararimla ilgili herhangi bir pismanlik duymadim. İste bu memnuniyetimin nedenlerini sizinle paylasiyorum:
İphone simdiye kadar kullandigim ve hatta abartiyor gibi olsam da gordugum en guzel telefon. Ben bu tasarimi kaba bir lastik kapla saklasam da bircok kisinin kabup edecegi bir konu.
İphone’un ikinci onemli ozelligi temel olarak bir telefon olarak tasarlanmis olmamasi. İphone aslinda bir ipod ve cep bilgisayari. Telefonu kullanirken arama dugmeleri, kisiler, telefon numaralari ile ugrasmiyorsunuz. Telefon etmek bu cihazin ozelliklerinden sadece bir tanesi.
Bir cihaz dusunun ki: telefonla gorusmenizi, video, muzik ve podcast dinlemenizi, rahatca internet’e girip e-maillerinizi kontrol etmenizi saglasin. Bunun yaninda binlerce uygulamayla haber okumaktan oyun oynamaya, yon bulmaktan aninda mesajlasmaya bircok seyi yapabipmenizi saglasin. Hatta kisa blog yazilari da yazabilin. Biraz reklam gibi oldu ama bunlari iphone’la yapabiliyorum. Ustelik bir Apple klasigi seklinde yaptigimi zarif ve tam bir sekilde yapiyorum. Yarim yamalak degil. Bu yuzden seviyorum iphone’umu.
Posted on : 10-07-2009 | By : alpay | In : Info
0
Posted on : 09-07-2009 | By : alpay | In : iphone
0
iPhone 3.0 ile gelen tethering (bu her ne demekse) özelliğini kullanmak için yanıp tutuşuyordum. Her ay Turkcell’e verdiğimiz paraların büyük kısmı 3 GB’lık internet paketinden kaynaklı. USB Kabloyla bunu becerebilmişken, Bluetooth üzerinden kablosuz bir geleceğe ulaşmak konusunda problemler yaşıyordum. Bugün USB kablosunu arabada unutarak Bluetooth konusunu zorunlu hale getirdim. Forumlardan baktığımda, benim problemimin – yani Bluetooth bağlantısını sağladıktan sonra ağ bağlantısının oluşmaması - çözümü için yapmamız gereken System Preferences>Network altında yeni bir Bluetooth PAN eklemek. Bunu yaptıktan sonra sanki sihirli bir el değmişçesine Bluetooth tether çalışmaya başladı. Haydin hepimize hayırlı olsun…
Posted on : 25-06-2009 | By : alpay | In : gunluk
0
Birkaç gün önce, zamanında birlikte çalıştığımız bir arkadaş Linkedin’de recommendation yazmamı istedi. Ben de düzgün birşeyler yazabilmek için bu işi biraz geciktirdim. Farkettim ki, bu recommendation işi aynı yıllık yazısı yazmaya benziyor. Birşeyler yazıp çizerken içimde oluşan maksimum anlamı minimum kelime ile ifade etme isteği bu tip yazılar yazarken çok zorlanmama sebep oluyor. Biribirini tekrarlayan, bir konunun etrafında dönüp dolaşan kelimeler ve cümleler israfmış gibi geliyor bazen.
Blog’a yazarken, ya da ne bilim twitter, friendfeed yayınlarında çoğu zaman vakit bulamamaktan anlamsız, özensiz şeyler yazmama sebep olsa da bu çaba; profesyonel olarak baktığımda sade sunumlar, kısa ve anlaşılır raporlar oluşturmama sebep oluyor. Bu açıdan sevinçliyim. Üstelik linkedin recommendation’ını da bitirdim. bağlanabildiğimde, hemen upload edip karşılığında bir recommendation isteyeceğim.
Posted on : 24-06-2009 | By : alpay | In : Info
0
Gun icerisinde aklimdan gecen ve paylasabilecegim bir cok sey goruyor, yasiyorum. Ama sabah kalktigimda unuttugum ruyalar gibi bunlar da bilgisayarin basina gectigimde unutuluyor.
Simdi iphone’a kurdugum wordpress uygulamasi ile ya da dogrudan posterous kullanarak birseyler yazabilirim.
Posted on : 24-06-2009 | By : alpay | In : iphone
0
Geçtiğimiz hafta “ben ingiltere’deyken” Apple iPhone işletim sisteminin yeni sürümünü çıkarttı. Ben de tabii ki akşam otele gidip internete bağlanmak için koşturup güncellemeye yaptım.
Bir çok yeni özellik olmasına rağmen içlerinden şu anda en fazla telefon çapında arama, push notifications ve tethering konusunda heyecanlıyım. Fakat henüz push notification özelliği kullandığım herhangi bir uygulamaya gelmedi. Tethering’i de çalıştırmayı başaramadım. Hatta o kadar vahim bir durum ki, tethering menüsü ilk kurulumda telefonumda gözükse de sonra gizemli bir şekilde kayboluverdi. Yanlış anlamadıysam, GPRS/EDGE bağlantı ayarları değiştiği anda tethering opsiyonu ağ menüsünden kalkıyor. Bunu tekrar açabilmek için Kablosuz Bağlantıyı (wifi) açıp tethering’i oradan yapmak menüyü ortaya çıkarıyor.
Şu andaki problemim ise iphone ile ilgili değil de daha çok Mac OS tarafında gibi gözüküyor. Bluetooth üzerinden telefonla bilgisayarı eşleştirsem de, tethering için gerekli ağ arayüzü bilgisayara eklenmedi. Birazdan USB ile denemeyi düşünüyorum. daha sonra da büyük ihtimalle bluetooth ayarlarını sıfırlayıp baştan deneyeceğim.
Ek: Tam tahmin ettiğim gibi, USB ile tethering denediğimde beklediğim gibi yeni ağ arayüzü otomatik olarak eklendi. Bakalım aynı arayüz bluetoothtan işe yarayacak mı?